Ekim sonrasındaki görüntü tek bir çizgide ilerlemez. Yüzey iyileşirken kısa teller görülebilir; daha sonra bu tellerin bir kısmı dökülüp yeniden büyüme dönemine geçebilir. Yeni çıkışın hemen her alanda eş zamanlı başlamaması, erken fotoğrafların nihai sonuç gibi yorumlanmasını güçleştirir. Köklerin durumunu yalnız aynada görülen saç uzunluğuna göre hesaplamak bu nedenle mümkün değildir.
Bir bölgedeki gelişim diğerinden hızlı görünebilir. Tepe dönüşündeki çıkış yönleri, ön tarafta düz çizgide ilerleyen tellerden farklı bir görsel etki oluşturur. İlk çıkan saçların ince veya düzensiz görünmesi de değerlendirme takvimine göre ele alınmalıdır. Bunun normal bir aşama mı yoksa inceleme gerektiren bir bulgu mu olduğu kişinin kayıtları ve muayenesiyle birlikte anlaşılır.
Canik ve Bafra’dan kontrolünü sürdürenler fotoğrafları karşılaştırılabilir koşullarda hazırlayabilir. Aynı açı ve uzaklıkta, saçın benzer kurulukta olduğu çekimler tercih edilir. Bir fotoğrafta saçın yana ayrılıp diğerinde öne taranması açıklığı olduğundan farklı gösterebilir. Parlak ışıkta seçilen saçlı deri ile gölgede koyu görünen alanı aynı yoğunluk ölçüsü saymak doğru olmaz.
Ekimin çevresinde kalan doğal saçların seyrelmeye devam edebilmesi sonuç yorumunu etkiler. Yeni kökler büyürken mevcut teller azalırsa toplam örtü beklenenden farklı görünebilir. Bu durumun hangi bölümünün ilerleyen dökülmeyle ilgili olduğunun belirlenmesi gerekir. Fotoğrafların yanında saçlı deri incelemesi ve eski planın gözden geçirilmesi, hemen yeni bir seans düşünmekten önce gelir.
Kontrollerde bakımın nasıl yapıldığı, yaşanan belirtiler ve kullanılan ürünler de belirtilmelidir. Bakım talimatlarına uyulması sonucu garanti etmez; biyolojik yanıt ve başlangıç koşulları kişiler arasında değişir. Beklenen gelişimin gerisinde kalındığı düşünülüyorsa bu kaygı tarihli kayıtlarla paylaşılabilir. Yeni müdahale kararı, önceki uygulamanın gelişimi değerlendirilmeden ve kalan donör kaynak görülmeden verilmemelidir.